CFO’nuz “indirgenmiş nakit akışı” ve “asgari getiri oranı” gibi kavramlardan bahsediyor ve siz bu kavramları talep yaratma stratejiniz ve bütçe taleplerinizle nasıl ilişkilendireceğinizi bilmiyor musunuz?
Pazarlamacılar olarak genellikle beğeni, gösterim ve reklam harcamalarından elde edilen gelir (ROAS) gibi taktiksel metriklerden bahsederiz. Ancak finans ekibimiz için ROAS, geçmişe dönük bir metriktir. Paranın zaman değerini ve gelecekteki büyümeyi hesaba katmaz.
Pazarlama algısının bilançodaki bir gider kaleminden stratejik sermaye yatırımına dönüşmesi için pazarlamacıların CFO’nun dilinden konuşması gerekir. Odadaki en akıllıca yatırım sunumunu yapmaktan geleceği tahmin etmeye kadar her şey buna dahildir.
Pazarlamacıların bunu nasıl başarılı bir şekilde yapabileceğini ve bu süreçte kullanmaları gereken terminolojiyi burada bulabilirsiniz.
“Marka"yı stratejik bir yatırım şeklinde yeniden konumlandırarak finans diliyle konuşun
Dünyanın en büyük şirketlerinin milyarlarca dolar değere ulaşmasını sağlayan şey itibarlarıdır. Ancak katı muhasebe kuralları, şirket içinde oluşturulan marka değerini genel işletme maliyetlerinden ayrılamayacak “maddi olmayan bir varlık” olarak değerlendirir. Dolayısıyla marka değerinin bilançodaki gerçek değeri sıfır olarak belirtilir. Finans ekibiniz için marka oluşturma, günlük işletme gideri olarak, yani sermaye yatırımı değil, batık maliyet olarak kaydedilmelidir.
Ne var ki, bir şirket satın alındığında aynı marka değeri birden son derece değerli bir varlık olarak kabul edilir. Finans departmanı marka değerine önem verir. Ancak somut geçmiş verileri öngörülemeyen gelecek projeksiyonlarına tercih eden katı raporlama kuralları nedeniyle elleri kolları bağlıdır.
Bu boşluğu doldurmak için “marka bilinirliği” veya “popülerlik” gibi belirsiz pazarlama terimlerini bir kenara bırakın. Bunun yerine marka kampanyalarınızı uzun vadede değer yaratmak için yeniden tanımlayın. CFO’nuza, marka oluşturmanın nasıl gelecekteki temel satış verilerini doğrudan etkilediğini ve işletmeye gerçek fiyatlandırma gücü sağladığını gösterin.
Geleceği öngörerek finans diliyle konuşun
Reklam harcamalarından elde edilen gelir (ROAS) gibi pazarlama metriklerinin çoğu geçmişe dönüktür. Finans ekibinize yalnızca geçmişte olanları anlatırlar. Ancak CFO’nuz bütçeleri onaylarken yarına odaklanır ve projeleri gerçekte üretecekleri gelecek nakit akışlarına göre değerlendirir.
Talebe dayalı bütçe oluşturmak için geriye dönük raporlamadan tahmine geçmek önemlidir. Yani gelecekteki değerin tam bir resmini çizmek için Meridian gibi Pazarlama Karması Modelleme (MMM) araçlarını şirket dışı karşılaştırmalar ve ileriye dönük araçlarla birleştirmeniz gerekir.
Vadim Histsev, Avrupa’da otomotiv yedek parçaları ve aksesuarları pazarında faaliyet gösteren online satıcı Autodoc’ta dijital pazarlama ve müşteri yönetiminden sorumlu başkan yardımcısıdır. “Yıllık pazarlama planımızı oluşturmak için MMM sonuçlarını Google Trendler, makroekonomik göstergeler, pazar tahminleri ve rakiplerin faaliyetleri gibi şirket dışı verilerle birleştirdik. Tek bir gelir tahmini sunmak yerine üç senaryo oluşturduk: muhafazakar, beklenen ve iyimser. Her birinin arkasında net varsayımlar vardı.
“Asıl farkı yaratan buydu. Finans ekibi; ilişkilendirme modellerini veya geçmiş ROAS’ı tartışmak yerine her senaryonun arkasındaki riskleri ve fırsatları anlamaya odaklandı. Böylece toplantı çok daha verimli oldu ve yatırım kararlarımızı daha güvenle almamızı sağladı.
“Ayrıca “İndirgenmiş Nakit Akışı” (İNA) finansal kavramına göz atın. Burada paranın zaman değeri, yani bugünkü bir doların yarınki bir dolardan daha değerli olduğu gerçeği hesaba katılır. Bu bütüncül yaklaşım, kampanyalarınızın gelecekteki getirilerini tahmin etmenize ve bunları CFO’nuzun anlayacağı ileriye dönük ifadelerle sunmanıza yardımcı olur.
Sonuçlara etki ettiğinizi göstererek finans diliyle konuşun
Pazarlamacılar genellikle başarıyı gelirle ölçse de, CFO’nuz için kârsız gelir yalnızca bir gösteriş metriğidir. Büyük bir ürün lansmanı veya kendini kanıtlamamış bir medya kanalı gibi büyük bir başlangıç yatırımı istediğinizde, nihai getirinin başlangıç maliyetlerini aştığını kanıtlamanız gerekir.
Finans ekibini ikna etmek için gelir projeksiyonlarınızı kâr eğrisine dönüştürün ve “Net Bugünkü Değer” (NBD) metriğini kullanın. Bu, projenizin başlangıçtaki yatırım çıkarıldıktan sonra şirkete kattığı toplam finansal değerdir.
Brüt kâr marjlarını ve işletme maliyetlerini hesaba katarak sıfırdan büyük bir NBD gösterdiğinizde, kârlılık konusunda CFO’nuzla aynı dili konuşursunuz. Bu, kampanyanızın üst satırlardaki satışları artırmakla kalmayıp hissedarlar için mutlak bir servet de yarattığını kanıtlar.
Odadaki en akıllıca yatırım önerisini sunarak finans diliyle konuşun
Pazarlama kampanyanız rakip markalarla yalnızca pazar payı için mücadele etmez. Şirket içinde de, finans departmanından sermaye isteyen diğer tüm departmanlarla rekabet halindesinizdir.
Madhavan Sriram, global online satış platformu Zalando’da uygulamalı pazarlama bilimleri başkanı olarak görev yapıyor. Sriram, ekibinin finans departmanına yeni fikirleri nasıl sunduğunu şu şekilde açıklıyor: “Kanıtlanmış artımlılık kavramına dayalı olarak performans odaklı pazarlamaya yatırım yapıyoruz. Her yıl 25’ten fazla ülkede coğrafi denemeler ve iş ortağı dönüşüm artışı çalışmaları gibi 100’den fazla büyük ölçekli deneme yaparak hassas nedensel getiriler belirliyoruz.
“Önemli dijital kanallar ve kampanyalardaki üç aylık test alanlarımıza dikkatli bir şekilde öncelik vererek veriye dayalı bir “gerçek doğru” belirliyoruz. Bu sayede, finans departmanına bu kanallar aracılığıyla elde edilen ve organik olarak gerçekleşmeyecek net yeni getirileri açık bir şekilde gösterebiliyor ve yatırım kararlarımızın arkasında güvenle durabiliyoruz.”
Sonuç olarak finansın amacı işletme genelinde sermaye getirisini en üst düzeye çıkarmaktır. İç Getiri Oranı (İGO), kampanyanızın beklenen yıllık getirisini yüzde olarak ifade eder. Kampanyanızın iç getiri oranının, şirketin yatırım yapmayı haklı kılmak için gereken minimum getiri olan asgari getiri oranını aştığını gösterebildiğinizde, yaptığınız görüşme temelinden değişir. Teklifiniz artık bütçe talebi olmaktan çıkıp karşı konulamaz bir yatırım fırsatına dönüşür.
Talebe dayalı bütçenizi güvence altına alın
Pazarlamayı bilançodaki bir gider kaleminden stratejik sermaye yatırımına dönüştürmek tamamen yeni bir yol haritası gerektirir:
- Geçmişe bakmayı bırakın: Finans departmanına yalnızca geçmişte olanları söyleyen ROAS gibi geçmişe dönük verimlilik metriklerine güvenmeyi bırakın.
- Gelecekteki zenginliği öngörmeye başlayın: İndirgenmiş Nakit Akışı (İNA) ve Net Bugünkü Değer (NBD) gibi finans kavramlarıyla uzun vadeli değeri ve net kâr üzerindeki etkiyi tahmin ederek CFO’nuzla aynı dili konuşun.
- Doğru araçlardan yararlanma: Meridian gibi gelişmiş Pazarlama Karması Modelleme yöntemlerini şirket dışı sektörel karşılaştırma ölçütleriyle birleştirerek ileriye dönük, güvenilir tahminlerde bulunun.
Talep odaklı bütçeleme yapmanın yolu, bu ilkeleri benimsemekten geçer. Kampanyalarınızın hissedarların mutlak servetini artırdığını kanıtladığınızda, bir harcamayı savunmakla kalmayıp CFO’nuza kârlı büyüme için öngörülebilir bir plan sunmuş olursunuz.
Social Module
Paylaş