Alejandro Stockdale, büyük Google müşterilerinin işletmelerini dünya çapında büyütmelerine yardımcı olan uluslararası danışmanlardan oluşan bir ekibe liderlik ediyor. Seyahat sektöründe uzmanlaşan David, sektördeki köklü uzmanlığından yararlanarak markaların uluslararası ölçekte genişlemesine yardımcı oluyor.
Günümüzde tatil planı yapmak çoğu zaman Rubik küpü bulmacasını çözmeye benziyor. Küpü çevirdiğinizde istediğiniz fiyat seviyesindeki seçenekleri bulurken alakasız konumlarla karşılaşıyorsunuz. Konumu ayarladığınızda ise kaliteden ödün veriyorsunuz. Bu sorun, “karmaşıklık maliyeti” olarak adlandırılıyor ve seyahat severler bu maliyeti her gün ödüyor.
Yakın zamanda kalabalık bir aile bir gezisi planlarken ben de bunu yaşadım. Babam lüks ve sakin bir yer istiyor, kardeşim ise 3 yaşındaki kızı için güvenlik ve kumlu bir plaj arıyordu.
Eskiden, küpün bu çelişkili yüzlerini uzlaştırmak için saatlerce manuel araştırma yapmak gerekiyordu. Bense Google Arama’ya başvurup şu soruyu sordum: “Güney Avrupa’da yetişkinler için lüks ve sükunet, 1-5 yaş arası çocuklar için de güvenlik ve kumlu plaj olanağı sağlayan tatil köyü önerileri arıyorum.”
Arama’daki AI Bakışı, ilgili bağlantıları göstermenin yanı sıra mantıklı açıklamalar sundu. Bir danışman gibi hareket ederek Rubik küpü bulmacasını anında çözdü. Örneğin, bir tatil köyü için özellikle şunu belirtti: “Aileler için VIP hizmet sunmasıyla tanınan bu tatil köyü, denizin sığ olduğu, özel bir koyda kumlu bir plaja sahip, villada bakıcı hizmetleri ve kreş olanağı sunuyor, ebeveynler için lüks imkanlar, 1-5 yaş çocuklar için de güvenlik sağlıyor.”
Anahtar kelimeleri eşleştirmekten niyeti modellemeye doğru gerçekleşen bu geçiş, seyahat pazarlamacıları için her şeyi değiştiriyor.
Arama, bilgi sağlamanın ötesine geçerek zekaya dönüşüyor
Yapay zeka, seyahat severlerin modern rezervasyonların karmaşıklığıyla başa çıkmasına yardımcı olan birleştirici bir unsura dönüştü. Açılan onlarca sekmenin, birbiriyle çelişen yorumların ve daha iyi seçenekleri kaçırıyor olabileceğinizi düşünmenin neden olduğu rahatsızlığın arasında satın alma kararı vermeye çalışmak, hepimizin başından geçen bir durum. Bu sorun artık ortadan kalkıyor.
Yapay zeka, tonlarca bilgiyi tek ve güvenilir bir öneri haline getirerek zahmetli araştırma yapma sürecini rekor süre içinde kendinden emin şekilde verilen “kararlara” dönüştürüyor. Veriler de bunu destekliyor: AI Bakışı ve/veya AI Modu kullanıcıları, bu özellikler sayesinde daha hızlı (%77) ve daha kendilerinden emin (%75) şekilde karar verebildiklerini belirtiyor.1
Bu yeni ortamda, arama daha kişisel bir hale geliyor. Arama, her bir kullanıcının belirli bir destinasyonu aramasının kendine özgü nedenini anlayabiliyor. Markalar açısından bu yenilikler, her temas noktasında sorunları azaltarak müşterilerin keşif aşamasından karar verme aşamasına daha hızlı geçmesine ve yeni dönüşümlerin elde edilmesine yardımcı oluyor.
Google’ın farkı: İlhamı envanterle buluşturmak
Zekaya doğru bu geçiş, pazardaki kritik bir boşluğu vurguluyor: “sohbet etme” ile “rezervasyon yapma” arasındaki ayrım.
Üretken yapay zeka metalaşıyor. Neredeyse her araç şiirsel bir seyahat planı hazırlayabiliyor. Ancak seyahat sektöründe tatlı sözler yeterli değil. Gerçekçi ve rezervasyon yapma olanağı tanıyan bir deneyime ihtiyacımız var. Bu noktada Google, yapay zekanın mantık yürütme becerisinin verdiği “ilhamı”, global seyahat sektörünün “envanteri” ile bir araya getirerek benzersiz bir avantaj sunuyor.
Standart büyük dil modeli mükemmel bir seyahat hayal edebilirken Google, belirli bir otelin Eylül ayının istediğiniz haftasında gerçekten müsait olup olmadığını söyleyebiliyor. Uçuş, otel ve aktivitelerin toplam maliyetine bakabiliyoruz.
Böylece kullanıcıların YouTube’daki bir seyahat vlogundan ilham alma aşamasından işlemi onaylamaya sorunsuz şekilde geçiş yapmasına yardımcı olabiliyoruz. Kullanıcıların hem bilgilere ulaşmasına hem de işlemlerini halletmelerine yardımcı oluyoruz.
Ajan tabanlı bir gelecek
Günümüzde yapay zeka, seyahat severlerin seçenekleri bir arada değerlendirmesine yardımcı oluyor. Gelecekte ise rezervasyon yapmalarına yardımcı olabilir.
Seyahat severlerin yapay zeka ajanlarına, bağlılık seviyeleri gibi belirli bağlamlar ekleyerek güç verdiğini düşünün. Bu durumda ajan, oda önerisinde bulunmanın yanı sıra şunu da söyleyebilir: “Mükemmel konaklama seçeneğini buldum, Elmas seviyesi kapsamında yükseltme olanağını uyguladım ve kurumsal fiyattan yerinizi ayırttım.”
Bu olasılık, yapay zekanın kişiselleştirilmiş bir deneyim için ekstra para ödemeye hazır olan belirli seyahat severleri tanımlayabilmesi nedeniyle markalar için boş “hacim” yerine “getiri” elde etmelerini sağlayacak üstün bir fırsat sunuyor.
Hedef 2050, dönüm noktası 2030
Google ve Alvarez & Marsal’ın gerçekleştirdiği yeni bir araştırma önümüzdeki birkaç on yıl boyunca bu ajan tabanlı geleceğin seyahat sektörü için ne anlama geleceğini ortaya koyuyor. Ancak 2030 kritik bir dönüm noktası. “Dijital dünyanın liderleri” ile “dijitale uyum sağlayamayanlar” arasındaki uçurumun kapanması bu noktada imkansız hale geliyor. Markalar, ajan tabanlı gelecekte kazananlar arasında yer almak için veri altyapılarını modernleştirmek zorunda.
Seyahat pazarlamacılarının yapması gereken şey çok net: dijital içeriklerini hemen denetlemek. Google AI, yalnızca görebildiği içerikleri gösterebilir. Sitenizin, bölgenizdeki plajda bulunan kumun inceliğinden belirli sürdürülebilirlik sertifikalarına kadar her detayı içeren ayrıntılı ve yapılandırılmış bir içerik sunduğundan emin olun.
Yapılandırılmış verilerinizi sunduğunuz fiziksel deneyim kadar zengin hale getirerek hem bugün hem de önümüzdeki yıllarda yapay zekanın markanızı bulup fiyatlandırmasını ve doğru seyahat severlere önermesini sağlayabilirsiniz.
Social Module
Paylaş