Yargıtay, bu fiillerin oluşumu açısından, söz konusu olaylarda kişinin, haberleşme
içeriklerini, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaşıp ve/veya çoğaltarak dağıtıp dağıtmadığına dikkat
etmektedir. Kişi, elde ettiği bu delilleri, yalnızca görülmekte olan dava dosyasına sunarak, aile
içi geçimsizliğin kaynağının, karşı tarafın güven sarsıcı ve olumsuz davranışları olduğunu
ispatlama amacıyla hareket etmiş olabilir. Bu durumda, Yargıtay, kişinin hukuka aykırı hareket
ettiği bilinciyle davranmadığını belirtmektedir.
Yüksek Mahkeme, kararlarında açıkça belirtmese de böyle bir durumda failin, TCK m.
30/4’te düzenlenen haksızlık yanılgısından faydalanacağına ve cezalandırılamayacağına karar
vermektedir. Oysa bu yaklaşım her somut olayda isabetli olmayacaktır. Öncelikle kişinin
yaptığı eylem dolasıyla TCK m. 30/4’te düzenlenen haksızlık yanılgısından yararlanıp
yararlanamayacağı her somut olayın özelliklerine göre araştırılmalıdır.